Doç.
Dr. Ece Çöklü İnan
BSF Akademi Pazarlama İletişimi Bölüm Sorumlusu
Gençlerimiz harikalar
yaratacak
Röportaj:
Fahri Sarrafoğlu
"Halkla ilişkiler
eğitimi alacak olanlar, önce bu mesleğin kendi kişiliklerine uygun olup
olmadığını belirlemeli"
"Ülkemizde
de halkla ilişkilerin gerçek gücü tam olarak anlaşıldığı zaman, bizim
de sayfalarca ilanla aranan, okullu-eğitimli halkla ilişkilercilerimiz
olacaklar ve zaten zamanı geldiğinde bu gençlerimiz yurt dışında da imkanlarını
kullanıp harikalar yaratacaklar inancındayım."
|
Marmara
Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. M.Ü. İletişim
Fakültesinde halkla ilişkiler konusunda master ve doktorasını tamamladı.
Halen aynı fakültede Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde öğretim üyesi
olarak görev yapmakta, çeşitli kurum ve kuruluşlarda dersler vermekte
olup BSF Akademi Pazarlama ve İletişim Bölümü Sorumlusudur. �MEDIA MANAGEMENT:
with the New Communicative Technologies� adlı kitabı ve çok sayıda editörlüğünü
yaptığı yayını bulunmaktadır. İngilizce ve İtalyanca biliyor.
Sizce pazarlama nedir? Her halükarda karşısındakine
bir şekilde mal satmak mıdır? Günümüzde nasıl bir pazarlama anlayışının
hakim olması gerekiyor?
Günümüzün pazarlama anlayışı artık beraberinde
�interaktifligi� kesin şart olarak koşmakta. �Reklamımı yaptım, promosyonumu
da yaptım; biraz da renkli resimli materyaller, broşürler hazırlatırsam
bu iş tamamdır� zihniyeti, uzun soluklu kâr ve müşteri bağlılığı yaratmak
isteyen ve markalaşmak zorunda olan firmalar, kuruluşlar ve kurumsal yapılar
için tamamen geride kaldı artık. Zaman, müşteriyi dinleme ve onu kesinlikle
sosyal paydaş olarak kabul ederek, etkileşimli çift yönlü iletişim ortamı
yaratıp, içine alma ve o noktada ürün / hizmet hoşnutluğu, güzel tecrübeler,
marka ve kurum bağlılığı sağlama zamanı. Rekabetin hayli zorlayıcı koşullar
yarattığı günümüz modern piyasalarında, böylesi süreklilik ve sağduyu
kazanmış yasayan bir pazarlama ortamı yaratmanın tek yolu da hiç şüpheniz
olmasın ki �sağlıklı ve profesyonel iletişim� çalışmalarından geçiyor.
Eskiden halkla
ilişkiler deyince akla reklam geliyordu. Günümüzde iş dünyasında halkla
ilişkiler deyince sizce en geniş manasıyla ne anlaşılmalı?
Modern halkla ilişkiler anlayışında tanıtım
işlevi artık "stratejik iletişim yönetimi" olarak kabul ediliyor
ve kurumsal yapıyı, sunulan hizmeti, üretilen ürünü kapsayan tüm tanıtım
faaliyetleri, belirlenen tek bir mesaj çerçevesinde sunuluyor. Yani reklam
ve halkla ilişkiler fonksiyonlari düşman kardeşlermiş gibi değil, aksine
takım arkadaşları olarak yönetiliyor. Bu birliktelik de doğal olarak,
iyi yönetildiğinde, beraberinde göçlü çizilen ve algılanan bir kurumsal
imaji getiriyor.
Ülkemizde halkla
İlişkilerin önemi tam kavramadı diyebilir miyiz?
Halkla ilişkiler yönetiminin, meslek olarak
ilk örneklerini gördüğümüz ABD�nin aksine, ülkemizde aslında halkla ilişkiler
ilk nüvelerini devlet kuruluşlarında atmıştır. Özel sektör takipçi olmuştur.
1972�de ise, benim de şu an üyesi bulunduğum Türkiye Halkla İlişkiler
Derneği kuruluyor ve özel sektör bu iletişim mesleğine, organizasyon yapısında
daha ciddi ve verimli oranlarda yer vermeye başlıyor. Son donemde, uzun
bir durgunluk döneminden sonra, resmi kurumların da artık iletişimin gücünü
daha fazla hissettiklerini, yaptıkları öncü çalışmalarda yeniden gözlemleyebiliyoruz.
Sosyal sorumluluk anlayışının hem özel, hem de kamu alanında daha sağlıklı
uygulamalarda geliştiğini görmek çok umut verici; ancak daha fazla gayret
ve bilinçlenme de şart.
Halkla ilişkiler
alanında öğrenim gören öğrencileri gelecekte ne gibi avantajlar bekliyor?
Doğru kadrolarla oluşturulmuş doğru eğitim
kurumları tercih edildiği ve eğitimde süreklilik ve entegrasyon özellikle
staj imkanları ile desteklendiği takdirde, halkla ilişkiler öğrencilerinin
ufku çok açık. Ancak ne yazık ki iletişim alanı suiistimallere çok açık
bir alan olduğu için, halkla ilişkiler eğitimi alacakların, öncelikle
bu mesleğin kendi kişiliklerine ve melekelerine uygun olup olmadığını,
gerekirse profesyonel danışmanlıklar alarak saptamaları çok önem taşıyor.
Aksi takdirde ortada pek çok iletişim eğitimi almış ama istihdam olamamış
kayıp beyinler görüyoruz.. Halkla ilişkiler ve diğer iletişim mesleklerinin,
insan var olduğu surece var olacağını unutmayalım.
Günümüzde halka ilişkiler şirketleri sanki bir tek amaç çalışıyor: �Müşterilerini
nasıl medyada haber yaparım?� Sizce bu doğru bir anlayış mı? Halkla ilişkiler
şirketlerine düşen görevler nelerdir?
Halkla ilişkiler meslek tarihinde yer alan
oldukça klasik bir tabir vardır. Amerikalılar �Halkla ilişkiler evde başlar�
derler ve gerçekten çok da haklıdırlar. Kendi işverenimize, çalışanımıza,
halkla ilişkiler profesyonellerine, tüketicimize, dağıtımcımıza ve medyamıza,
doğru halkla ilişkiler çalışması örnekleri sunarak, mesleğin ilkelerini
ve bu meslekten neler beklenmesi gerektiğini benimsetemez ve sevdiremezsek,
yurtdışında ses getirmemiz de mümkün değil. Halkla ilişkiler mesleği,
kollektif zeka ve çalışma gerektiren bir alan; ama ne yazık ki halen ülkemizin
tanıtım projelerinde bile biz, yurt dışında kendimizi temsil ederken kurumlar
arasında entegrasyonu sağlamakta zorlanıyoruz. Bu engelleri ortadan kaldırdığımız
takdirde yurtdışı başarıları doğal olarak göğsümüzü kabartacaktır zaten.
Konuk öğretim üyesi olarak bir süredir bulunduğum İngiltere örneği incelendiğinde,
her nekadar ABD kadar olamasa da, PR şirketlerinin sayısı baş döndürecek
oranda. Bunun tahlilini PR şirketleri ya da departmanları için aranan
elemanların iş ilanlarını incelediğinizde görüyorsunuz zaten. Örneğin
The Guardian gazetesinde her hafta verilen medya ekinde, pazarlama,
reklam ilanlarından ayrı olarak 3-4 sayfa sadece iletişim danışmanı, PR
profesyoneli arayan ilanlara rastlıyorsunuz. Ülkemizde de halkla ilişkilerin
gerçek gücü tam olarak anlaşıldığı zaman, bizim de böyle sayfalarca ilanla
aranan, okullu-eğitimli halkla ilişkilercilerimiz olacaklar ve zaten zamanı
geldiğinde bu gençlerimiz yurt dışında da imkanlarını kullanıp harikalar
yaratacaklar inancındayım.
|
|