
BSF/CAVENDISH SİNEMA-TV OKULUNDA DERSLER BAŞLADI
Türkiye'de sinema-televizyon eğitimine ve
sektörüne yeni bir soluk ve yeni bir açılım getirmek amacıyla İstanbul'da
geçtiğimiz aylarda kurulan BSF Akademi / Cavendish Sinema-TV Okulu 31
Ekim'de öğrenime başladı.
BSF Akademi'nin Beyoğlu İstiklal Caddesindeki
binasında yapılan açılış törenine okulun hocaları ve öğrencileri katıldı.
BSF Akademi ve Sinema-TV Okulunun yöneticilerinin de katıldığı açılış
töreni oldukça sıcak ve samimi bir havada geçti.
KURALAY: "TARİHİ
BİR GÜN"
BSF Akademi Genel Müdürü Bilal Arıoğlu'nun
evsahipliği yaptığı açılış töreni, BSF Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu
Başkanı İsrafil Kuralay'ın hocaları, öğrencileri ve konukları selamlama
konuşmasıyla başladı. "Hep birlikte tarihî bir atılıma imza atmanın
sevincini ve heyecanını yaşıyorum" diyen Kuralay şöyle konuştu:
"Türkiye'de sinema-TV eğitimi bir hayli
gelişmiş durumda. Ancak çok ciddî eksiklikler var. İşte biz BSF Sinema-TV
Okulu olarak, ülkemizde ileri düzeyde sinema-tv eğitiminin nasıl yapılabileceğini
göstermek için kollarımızı sıvadık. Türkiye'de sinema-TV alanında hem
teorik, hem de pratik alandaki yetişmişliğiyle ve tecrübesiyle tanınan
Yusuf Kaplan Hocamızın özenli ve özverili çalışmalarıyla okulumuzun kuruluşunu
tamamladık. Yusuf Hocamız, iyi bir müfredat ve iyi bir eğitim kadrosu
oluşturdu. Biz de gerekli
teknik altyapıda kendine gerekli desteği verdik. Bugün okulumuzu açıyoruz.
Ben, şahsen, ülkemizde sinema-TV eğitimine ciddî katkılarda bulunacak,
öncü çalışmalara imza atacak yeni bir sinemacılar ve televizyoncular kuşağının
yetiştirilmesinde okulumuzun dikkate değer işlere imza atacağından hiç
kuşku duymuyorum. O yüzden bugünün tarihî bir gün olduğunu iliklerime
kadar hissediyorum. O yüzden çok heyecanlıyım."
Okulun eğitim kadrosuna ve öğrencilerine
teşekkür eden Kuralay, öğrencilere "Türkiye'nin en seçkin sinemacı ve
televizyoncularından eğitim alacaklarını, bunun kıymetini iyi bilmeleri
gerektiğini" hatırlattı.
KAPLAN: "TÜRKİYE'NİN
VE SİNEMAMIZIN ANAHTARI, PERGEL METAFORUDUR"
Kuralay'dan sonra kürsüye gelen BSF/Cavendish
Sinema-TV Okulunun direktörü Yusuf Kaplan, "Türkiye
ve Türk Sineması İçin Bir Anahtar: Pergel Metaforu" başlıklı
bir konuşma yaptı. Kaplan, ilgiyle ve dikkatle izlendiği gözlenen konuşmasında
şunları söyledi:
"Türkiye'nin ve Türk sinemasının temel sorunu
kimlik sornudur. Türkiye, kültür ve medeniyet değiştirme sürecine giriştiğinden
bu yana köklü bir kimlik bunalımı yaşıyor. Bu bunalımın aşılması için
hem genelde Türkiye'nin, hem de özelde Türk sinemasının Mevlânâ'nın Pergel
Metaforunu haekete geçirmesi gerkir. Türkiye de, Tük sineması da yaşadığı
medeniyet bunalımını ve kimlik krizini ancak o zaman aşabilir. Bunun için
pergelin sabit ayağını bu ülkenin kültür ve medeniyet dinamiklerine basabildiği
ve diğer ayağını da tüm diğer kültürlere, medeniyetlere ve ufuklara açabildiği
zaman Türkiye'de yeniden Sinanlar, Itrî'ler, Yunus'lar, Mevlânâ'lar yetiştirebilmek
mümkün olabilir.
"Pergel
Metaforunun işaret ettiği şeyi bütün büyük kültür, sanat ve medeniyet
atılımları yapan toplumlar aynen kullanagelmişlerdir. Bugün Hollywood
Sinemasının yaratıcı ruhunu Aristocu drama geleneği, Avrupa Sinemasının
yaratıcı ruhunu İncil'in labirentvari yapısı, Çin Sinemasının, İran Sinemasının,
Afrika Sinemasının ve Latin Amerika Sinemasının, kısacası dünyada özgün
film dilleri geliştiren bütün sinemaların yaratıcı ruhlarını o ülkelerin,
coğrafyaların kültürel dinamikleri, estetik ve sanatsal ifade biçimleri
oluşturuyor. Sinema, boşlukta varolmaz çünkü. Sinema bütün sanatların
ve geleneklerin toplamının harekete geçirebilen bir sanat türüdür."
"MODEL OLUŞTURACAĞIZ"
Türk sinemasının dünyaya özgün bir film
dili aramağan edemediğini belirten Kaplan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türk sineması, başka sinemaların dillerini,
anlatım biçimlerini taklit edegeldi bugüne kadar. O yüzden kendine özgü
yaratıcı bir film dili oluşturmayı başaramadı. Bu nedenle sinema-TV eğitimi
çok önemli. Öğrencilere yaratıcı bir ruh ve kurucu bir irade kazandıracak
pergel metaforu, bu süreçte bizim dünya çapında büyük işlere, güçlü bir
film dilinin geliştirilmesine büyük katkılarda bulunacak bir anahtardır.
O yüzden burada vereceğimiz nitelikli ve düzeyli eğitimle ve alanının
öncü bir akademik ve profesyonel eğitim kadrosuyla Türkiye'de model olacak
bir eğitim sistemi geliştireceğiz."
REFİĞ: "BSF, YENİ
BİR SOLUK GETİRECEK"
Türk sinemasının öncü yönetmenlerinden Halit
Refiğ de büyük bir ilgiyle izlenen konuşmasında sinema-TV eğitiminin önem
üzernde durdui ve BSF Sinema-TV Okulunun oynayacağı rolün altını çizdi.
Refiğ şöyle konuştu:
"BSF
Sinema-TV okulunun sinema-TV eğitimine yeni bir soluk, yeni bir ses, yeni
bir açılım getireceğinden kuşku duymuyorum. Bildiğiniz gibi ben, eğitimi
çok önemseyen bir sinemacıyım. Amerika'da 10'dan fazla üniversitede sinema
dersleri verdim. Hem teorik, hem pratik birikimimi sizlerle paylaşacak
olmak beni heyecanlandırıyor. Burası, gerçekten bir okul oluşturabilir.
Çünkü değerli akademisyen dostum Yusuf Bey, güzel bir müfredat hazırlamış;
çok yetkin bir eğitim kadrosu oluşturmuş. Ayrıca İstiklal Caddesi Türkiye'de
hem sinemanın doğduğu, hem de üretildiği en önemli kültür-sanat merkezlerinden
biridir."
DURAN: "İLK KEZ BU
KADAR DÜZEYLİ BİR AÇILIŞ GÖRDÜM"
Galatasaray Üniversitesinde de dersler veren
saygın gazeteci ve eğitimci Ragıp Duran da yaptığı konuşmada BSF Sinema-TV
Okulu'nun vereceği eğitimin ses getireceğinden kuşku duymadığını belirtti.
Duran, konuşmasında şunları söyledi:
"Ben
Amerika'da, Fransa'da, daha başka ülkelerde ve Türkiye'de çok sayıda üniversitenin
açılış törenine katıldım. Ama açıkça itiraf edeyim ki akademik düzeyi
bu kadar yüksek bir açılış törenini ilk kez burada görüyorum. Yusuf Kaplan'ın
sunumu çok anlamlı ve derinlikliydi. Halit Refiğ üstadımız, bize keyifle
izlediğimiz müthiş bir konuşma yaptı. Buradan çok ciddî şeyler çıkacak.
Bundan eminim."
BOZKURT: "PERSPEKTİF
KAZANDIRACAĞIZ"
Televizyonlarda yayınlanan pek çok öncü
belgesele yönetmen olarak imza atan ve son belgeseli "Türk Başkentleri"
TRT'de şu sıralarda gösterilen Alparslan Bozkurt da yaptığı kısa konuşmada
şunları söyledi:
"Gerçekten hepimiz çok heyecanlıyız. Burada
çok ciddî ve profesyonel bir sinema-teleizyon eğitimi verilecek. Her şeyden
önce saplantısız, bütün dünyalara açık ama Türkiye'de parlak bir sinemacılar
ve televizyoncular kuşağının yetişmesini sağlayacak, genç arkadaşlara
güçlü ve ufuk açıcı bir perspektif kazandıracak bir Sinema-TV eğitimi
bu. Böyle bir şey bu ülkede ilk kez oluyor. O yüzden emeği geçen bütün
arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum." |