Pergel Metaforunu
hayata geçireceğiz

Dünya hızla küreselleşiyor. Sınırlar ortadan kalkıyor. Sinema, televizyon ve internet gibi medya ortamları bu iki sürecin hem gerçekleştirilmesinde, hem de yaygınlaştırılmasında kilit rol oynuyorlar.

Küreselleşme süreci, yalnızca yeni küresel imkânlar sunmuyor. Aynı zamanda, kaotik bir dünya ve büyük küresel sorunlar da sunuyor. Yani hem imkânları, hem de zaafları olan küresel bir dünyada yaşıyoruz.

İşte böyle bir dünyada hem bireysel olarak, hem de toplumsal olarak varlık gösterebilmenin iki temel yolu var:

Birincisi, küreselleşmenin imkânlarını ve ürettiği sorunları iyi kavramak. İkincisi de, bu sürece müdahale edebilmek.

Bu sürece müdahale edebilmenin ve katkıda bulunabilmenin iki temel şartı var:

Birincisi, küresel düşünebilmek. İkincisi de, kendi kültürel dinamiklerimizle dünyanın dinamiklerini harmanlayabilecek yeterli bir donanıma, yaratıcı bir ruh verecek güçlü bir özgüvene sahip olabilmek.

Çağdaş eğitim bilimi, hem kendi değerlerini ve dinamiklerini, hem de dünyanın birikimini yaratıcı şekillerde harmanlayarak harekete geçirebilecek genç kuşakların, kendi yeteneklerini daha iyi keşfedip geliştirebileceklerini ve bu iki dünyayı aynı anda tanımanın yaratacağı sinerjiyle özgün işlere imza atacaklarını ortaya koyuyor.

İşte BSF Sinema-TV Okulu, bu sinerjinin nasıl harekete geçirilebileceğini göstermek ve bu sinerjiyle küreselleşen dünyada özgün şeyler üretebilecek, özgüveni yüksek, donanımlı, heyecanlı ve yetenekli sinemacılar ve televizyoncular kuşağı yetiştirmek amacıyla kuruldu.

Böylelikle, BSF Sinema_TV Okulu, orta ve uzun vadede, ülkemizde, sinema, televizyon ve diğer bilişim ve eğitim sektörlerinin hem gelişmesine, hem de özgün diller ve ürünler geliştirmesine kendi çapında katkılar sunmayı amaçlıyor.

Vizyonumuz: pergel metaforu

Türkiye, tarihî derinliği, kültürel zenginliği, jeo-stratejik konumu ve önemi, dinamik insan ve doğal kaynakları, gelişen ve büyüyen ekonomisiyle gelecek vaad eden ve geleceğin dünyasının şekillendirilmesinde önemli roller oynayabilecek potansiyele sahip bir ülkedir.

Türkiye, zengin bir kültür ve medeniyet birikimine, genç ve dinamik bir nüfusa sahip olmasına rağmen, bu büyük potansiyeli yeterince kullanamıyor.

Bu potansiyelin harekete geçirilmesi, ufku ve vizyonu geniş, özgüven ve birikim sahibi genç kuşakların yetiştirilebilmesiyle mümkün.

Bunun yolu, Mevlânâ'nın pergel metaforunu kullanabilmekten geçiyor:

Pergelin sabit ayağını kendi dinamiklerimize basarken, diğer ayağıyla da bütün kültürlere ve dünyanın dinamiklerine uzanabildiğimiz zaman güçlü bir sinerji üretebileceğiz.

İşte biz BSF Sinema-TV Okulu olarak, Mevlânâ'nın pergel metaforunun üreteceği sinerjiyle, dünya kültürüne evrensel katkılarda bulunabilecek yeni Mevlânâ'ların, yeni Sinan'ların, yeni Yunus'ların, yeni İbn Sina'ların yetişmesine imkân tanıyacak yeni zeminlerin ve yeni yolların oluşturulabileceğine inanıyoruz.

Eğitim modelimiz

Ülkemizdeki sinema-televizyon eğitimi, kendi dinamiklerimizden ve dünyanın dinamiklerinden oluşan bu iki temel kaynağı yaratıcı bir ruhla ve kurucu bir iradeyle harekete geçirebilecek sinerjiden yoksun.

Biz, BSF Sinema-TV Okulu olarak, böyle bir sinerjiyi üretecek bir eğitim modeli uyguluyoruz. Bu eğitim modelinin iki temel ayağı var:

Teori: yaratıcı ruh ve yol haritası

Teorik altyapı, bir eğitim sisteminin yaratıcı ruhunu oluşturur. Öğrencilere bir yol haritası sunar. Yol haritası olmayan kişiler, dünyanın küreselleştiği bir ortamda yollarını ve enerjilerini kaybederler. Nereye, nasıl ve niçin gittiklerini ve gitmeleri gerektiğini bilemezler.

Yol haritasının kaynağı, bir ülkenin kültür, sanat ve düşünce birikimidir. Sinemada önemli işlere imza atan sinemacılar ve ülkeler, önlerinde güçlü ve köklü bir kültürden beslenen iyi belirlenmiş bir yol haritası olduğu için başarılı olmuşlardır. Örneğin, Amerikan Sineması, Avrupa Sanat Sinemaları, Çin Sineması, Japon Sineması, İran Sineması, Latin Amerika Sineması, bu yüzden özgün film dilleri ve gelenekleri geliştirebilmişlerdir.

Yol haritası, bütünü bir bütün olarak kavramamızı sağlar. Bütün ile parça arasında nasıl yaratıcı ilişkiler kurulabileceğini gösterir. Kültür bütün ise, sinema bu bütünün bir parçasıdır. Kültür, farklı alanlarda çeşitli yolculuklar sunar ve bu yolculuklardan sonra yeniden üretilir ve çağdaşlaştırılır.

Pratik: kurucu irade ve yolculuk

İşte, sinema, televizyon gibi alanlar, yolculuk yapılan alanlardır. Yolculuğa hazırlıksız ve yol haritası olmadan çıkıldığı zaman, nereye yolculuk yapıldığı da, nasıl gidilmesi gerektiği de bilinemez. Yol haritası ve bu yol haritasını sunan kültür iyi bilindiği zaman, hem diğer kültürlerle yaratıcı ilişkiler kurulabilir, hem de hedefe ulaşılabilir.

Teori, pratiğe aktarılmak için üretilir. Yol haritası, bir yolculuğa çıkmak için hazırlanır. Teorik altyapıdan yoksun olmak, yol haritasından yoksun olmak demektir.

Türkiye'deki sinema-televizyon eğitimi, hem bizim kültürel dinamiklerimizi, hem de dünyanın dinamiklerini harekete geçirebilecek yeterli sinerjiye sahip olmadığı için, bu yol haritasından yoksundur. Çıkılan yolculuklar çoğu zaman sonuç vermemektedir. O yüzden, güçlü bir kültür ve sanat geleneğine sahip olmamıza rağmen, dünya sinemasına özgün bir film dili armağan edebilecek bir Türk sineması üretilememiştir.

İşte, BSF Sinema-Televizyon Okulu, Mevlânâ'nın pergel metaforundan hareketle, teorik altyapısı güçlü, pratik imkânları gelişkin bir eğitim modeli ve ortamı sunuyor.

BSF Sinema-Televizyon Okulunun vereceği iki yıllık eğitimden sonra, hem iyi belirlenmiş bir yol haritasına sahip olacaksınız, hem de Türkiye'de ve dünyada iyi bir kariyer sahibi olmanızı sağlayacak bir yolculuğa çıkmış olacaksınız.

 

 


ÖZEL BSF EĞİTİM KURUMLARI
İstiklal Caddesi, Odakule yanı, no: 280, Beyoğlu, İstanbul, Türkiye
Telefon: +90 (212) 245 93 93 / Faks: +90 (212) 245 93 90
E-posta: info@bsfakademi.net / Başvurular için: basvuru@bsfakademi.net