BSF Akademi Mezunları, başarıları ile göz dolduruyorlar
Röportaj: Fahri Sarrafoğlu
Değerli BSF'li dostlar ve sitemizin müdavimleri, BSF Akademi'den mezun olmuş olan kursiyerlerimizi yalnız bırakmıyoruz. Onları eğitim sonrasında da yakından takip ediyoruz. Neler yapıyorlar, öğrendiklerini nasıl uyguluyorlar? Gittik, sorduk, araştırdık ve güzel haberlerle sizlere döndük. Dizimizin ilk konuğu BSF Akademi Grafik Bölümünü bitiren Zerrin Kosif. Kendisi ile sizler için kısa bir söyleşi yaptık. Ve işte söyleşimizin ayrıntıları ile sizleri baş başa bırakıyoruz.
*Neden Grafik eğitimi desek neler söylenebilir... Grafik eğitiminin sizin için önemi nedir?
Benim fikrimi sorarsanız diğer tüm sanat dallarıyla ilişkili ve geniş uygulama alanına sahip olduğu için tercih edilir bir meslek grafikerlik.Grafikle uğraşmak isteyen kişinin de eğitim almadan yetkin bir bakış geliştirebileceğini,özgünlüğünü ortaya çıkarabileceğini, kendini meslekî anlamda tamamlanmış hissedebileceğini sanmıyorum. İster bir kurs çatısı altında ister kişinin kendi çabalarıyla olsun; temel oturtmak için grafikte eğitimin şart olduğunu düşünüyorum.
*Bir şeyler üretmek, farkı ortaya çıkarmak heyecan verici olsa gerek, eğitim sonrasında kendinizi geliştirmek adına neler yaptınız?
Başka bir iş kolunda çalıştığım için şimdilik çalışmalarım sadece hobiyle sınırlı.Yine de öğrendiklerimi unutmamak için grafiker olarak çalışmakta olan arkadaşlarımdan işlerine yardımcı olmayı talep ettim. Etkilendiğim tasarımlardan yola çıkarak grafik ekolleri üzerine internette araştırma yaptım. Kendime farklı konu başlıkları üreterek,şekil ve renk algımı biçimlendirici çizimler yapmaya çalıştım.
*Bundan sonra aldığınız eğitimi nasıl devam ettirmek istiyorsunuz, dergi takibi veya ilave eğitim vb. düşünüyor musunuz?
Tasarımla, reklamcılıkla, animasyonla ilgili site ve bloglara sürekli göz atıyorum. Bunun dışında sergi ve etkinlik ziyaretlerinin perspektif oluşturmada katkı sağladığını gördüm.
Grafik dışında animasyonla da uğraşmak istediğim için ek kurs olarak animasyon dersi alabilirim.
*Türkiye'de tasarım kültürü yeni yeni oluşuyor ama bazı sıkıntıları da beraberinde getiriyor...Her alanda olduğu gibi "taklit" en büyük sıkıntı..Bu konuda neler düşünüyorsunuz...Sizin tarafınızdan üretilen bir tasarımın orası burası değiştirilerek kullanılması veya başkası tarafından sahiplenilmesi nasıl bir duygu... Bu konudaki mevcut yaptırımlar yeterli mi?
Grafik Tasarım'a başlarken yaşadığım korkulardan biri fark etmeden birini taklit etmiş olmaktı. Hatta bu ilk zamanlar üretme konusunda beni tıkadı. Daha sonra estetik kuramlar ve sanat tarihi üzerine işlediğimiz derslerde bakış açımın değişmesiyle esinlenme ve taklit arasındaki sınırı oturtmuş oldum. Tasarım şu sıralar Türkiye'de yükselişte olan bir kültür. Özellikle piyasası açısından grafik tasarımın tercih edildiğini görüyorum. İş ilanlarında rastladığımız gibi kaliteli ve deneyimli grafiker ihtiyacı fazla. Yapılacak işlerde zaman ve ücretin önemli faktörler olduğunu göz önüne alırsak işi çabuk bitirmek ve ilgi çekmek amacıyla kopyalamaya, taklide kaçarak yapılan pek çok ürün var. Bence stil korumak, saygınlaşmak için farklılığı hedeflemek ve en önemlisi markalaşmak önemli. Türkiye'de henüz oturmuş bir sistem olmasa da grafikerlerin telif haklarını korumaya özen göstermeleri gerek.
*Daha çok hangi konularda grafik tasarımı yapıyorsunuz?
Kitap-dergi kapağı,afiş ve broşür.
|