Pedagog Çankırılı:”Çocuklarla iletişim kurmayı mutlak öğrenmeliyiz”
BSF Akademi konferans salonunda İstanbul Vefa Vakfı ile ortaklaşa düzenlenen
seminerde konuşan Pedagog Ali Çankırılı, Çocuklarla iletişim konusunun hassas
olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: “‘İlköğretim dördüncü sınıfa giden bir
öğrencinin annesi çocuğuyla övünürken şöyle diyordu: "Benim oğlum sınıfının
birincisidir. Derslerini bitirmeden içi rahat etmez. Sözümüzden dışarı çıkmaz.
Nazik ve saygılıdır. Odası ve eşyaları daima temiz ve düzenlidir. Boş
zamanlarında müzik dersleri aldırıyoruz, çok iyi piyano çalar. Elimizden
geldiğince ona herşeyin en iyisini vermeye çalışıyoruz. Kısacası, beyefendi,
benim oğlum sorumluluklarını bilen bir çocuktur."
Anneyi dinledikten sonra, "Hanımefendi," dedim, "bu saydığınız özellikler bizim
pedagojik anlamda ifade ettiğimiz sorumluluk kavramına girmez. Biz, sorumluluk
derken daha başka şeyler kastederiz. Pedagojide çocuğunuzun müzik dersleri
alması fazla önemli değildir. Önemli olan, müzik dersleri almaya kendisinin
karar verip vermediği, yani buna istekli olup olmadığıdır." Anne bu açıklamamı
anlamsız bulmuş olacak ki, itiraz etti: "O daha çocuk efendim, kendisi nasıl
karar verecek?" (Evet, anne babaların çocuk adına karar verirken sığındıkları
savunma budur: "O daha çocuk, kendi başına nasıl karar verecek?")
ÇOCUKLARIN ZAYIF ALMA ÖZGÜRLÜĞÜ VAR
Çankırılı, çocukların zayıf alma özgürlüğü olduğunu ileri sürerek konuşmasını
şöyle sürdürdü:” Anneye soruyorum "Çocuğunuzun derslerine yardım eder misiniz?"
Hanımefendi gururla cevap verdi: "Elbette, dersleri o kadar ağır ve ödevleri o
kadar çok ki, bizim yardımımız olmadan bitiremez." (Evet, çoğu anne babalar da
böyle yapıyor, çocuklarının ödevi bitmeden içleri rahat etmez.)
Sormaya devam ettim: "Çocuğunuz yazılı veya sözlü bir sınavdan düşük not
aldığını söylese ne yaparsınız?"
Anne böyle bir soru beklememiş olacak ki, şaşırdı. Sesini yükselterek, "Benim
çocuğum zayıf not almaz" dedi, "çünkü o çok çalışıyor." (Evet, çoğu ailelerde
çocuğun zayıf not alma özgürlüğü yoktur. Zayıf alan çocuk sorumluluğunu yerine
getirmemiş sayılır, bu yüzden cezayı veya en azından azarlanmayı hak etmiştir.)
Sorumluluk ile kişilik birbirini tamamlayan iki özelliktir. Kişilik sahibi
olunmadan sorumluluk kazanılamaz. Peki, nedir kişilik? Söz sahibi olmak, kendi
başına karar verebilmek, istemediği bir teklifle karşılaştığında ‘hayır’
diyebilmek, adam yerine konmak, kendisine saygısı ve özgüveni olmak, sevildiğini
ve önemsendiğini bilmek... Bir öğrenci çok çalışıyor, iyi notlar alıyor, anne
babasına ve öğretmenlerine karşı saygılı davranıyor olabilir; bu onun sorumluluk
sahibi biri olduğu anlamına gelmez.
Sorumluluk duygusu ana rahminde başlar dersem, fazla abartmış olmam. Son
araştırmalar, ana rahmindeki embriyonun annenin duygularını hissettiğini ve
paylaştığını gösteriyor. Buna göre, irade dışı ana rahmine düşmüş bir embriyo
annenin hamileliği arzu etmediğini hissedecek, doğumdan sonra anneye karşı
evlatlık sorumluluğu duymayacaktır.”
ALİ ÇANKIRILI
Sorularla İslamiyet sitesi, zafer dergisi sitesi, Hanımlar.com,Yeni Dünya
Dergisi başta olmak üzere birçok yerde makaleleri yayımlanıyor. Pedagog olan Ali
Çakırlının işlediği konularda bu çerçevede. Yazmış olduğu kitaplar da çocuk
psikolojisi üzerine. Yazar, aile ve çocuk üzerine yazdığı makale ve kitaplarda
faydalı bilgiler verme amacını taşıması açısından dikkati çeken bir yazar.
Yazarın ilgili olduğu konular yalnızca bununla sınırlı değil. Aynı zamanda
kültür değişmesinin ortaya çıkardığı fikir anarşisi olarak tanımladığı
dönemlerde değindiği ‘’Batılı İlmi Skandallar’’ adlı kitabı önemli eserleri
arasında yer alıyor.
Makalelerinden bazıları
Oynuyorum Öğreniyorum
Kardeş Kardeşi kıskanır mı?
Gençlere neden güvenmiyoruz?
Altını Islatan Çocuklar
Çocuk Eğitiminde Yeni Bir Yaklaşım
Çocuk Gelişimi ve Allah İnancı
Çocuklarda Din duygusunun gelişimi
Ailede ve toplumda Şiddet Artıyor mu?
Kitaplarından bazıları
Annemi İstiyorum: Çalışan Anneler ve Problemli çocuklar
Çocuklarımızı Mutsuz ve Başarısız Olmasın Benimle konuşur musun Anne?
Bebeğimi büyütüyorum